Burası birine anlatmak için değil,
kendime yetişebilmek için açıldı.
Birine dair yazıyorum.
Adını bilmediğiniz,
muhtemelen hiç tanımayacağınız birine.
O da bilmiyor.
Zaten bilmesi için yazılmıyor bunlar.
Bir kalbin başka bir kalbe
yük olmadan nasıl durabildiğini
kendime anlatmak için yazıyorum.
İsim yok.
Yüz yok.
Hikâye yok.
Sadece bazı bakışların,
bazı susuşların,
“nasılsın” denememiş cümlelerin bıraktığı iz var.
Burası birine ulaşmak için değil,
birini içimde incitmeden tutabilmek için var.
Ve en çok da
şu hâlin defteri:
Adı konmamış,
yer istemeyen,
sadece kalpte usulca duran bir şeyin.